Ülkemiz ekonomisinin global dünya ekonomisinde hak ettiği yeri alabilmesi için temel gereksinimlerden biri olan ihracat hususunda; yeni politikalar ve buna bağlı olarak açılan yeni pazarlar sayesinde ülkemizin sürekli artış gösteren bir ihracat ivmesi bulunmaktadır. Maden, otomotiv, beyaz eşya gibi sektörlerin başı çektiği ihracatta gıda maddeleri de söz konusu sektörlerin yanında yer almaya başlamıştır.
Bu çerçevede ilimiz ihracatında da büyük gelişmeler gözlenmektedir. Kütahya'da üretilerek dış pazarlarda yer bulan bitkisel ürünlerden leblebi, kuru pasta ve reçel gibi gıda ürünlerinden yıllık ortalama 164 ton, Hayvansal ürün olarak da yıllık olarak ortalama 140 ton peynir ihracatı gerçekleşmektedir. 2014 yılında da il defa ilimiz sınırları içerisinde faaliyet gösteren bir gıda işletmemizden 30tonIrak'a tel kadayıf ihracatı gerçekleştirilmiştir. Hükümetimizin 2023 Türkiye İhracat stratejisinin vizyonu olan 500 milyar dolar ihracat hedefine İlimizde katkı sağlamaktadır. Söz konusu gıda maddeleri Almanya, Belçika, Bulgaristan gibi Avrupa Birliğine üye ülkelerin yanında Ortadoğu ülkelerine de ihraç edilmektedir. Özellikle Irak'a yapılan tel kadayıf ihracatı yeni pazarların kar marjının daha yüksek olduğunu göstermektedir.
Gıda maddesi ihracatının artırılması ilimiz ve ülke ekonomisine sağlayacağı katkılar tartışılmazdır. Bu sebeple ihraç edilen gıda maddesi çeşitinin artırılması pazarın daha da genişlemesini sağlayacaktır. Tel kadayıf ürünü buna en güzel örnek teşkil etmektedir. Gıda maddesi ihraç eden işletmelere devlet tarafından önemli sübvansiyonlarda sağlanmaktadır. Dahilde işleme, kredi, vergi ve harçlarda sağlanan kolaylıklar yanında Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından gerçekleştirilen hibe ve destek programlarında da gıda maddesi ihracatı gerçekleştiren işletmelere öncelik verilmektedir. Kütahya İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürü Ender Muhammed GÜMÜŞ 'İhracatın ekonomimizin lokomotifi olduğunu, Kütahya'da faaliyet gösteren gıda işletmecilerinin dış piyasalardaki rekabet gücünün artırılması için destekleme ve sübvansiyonlarda öncelik verileceğini, yeni mevzuat ile birlikte bürokratik işlemlerin de oldukça azaltıldığı bu konuda gıda işletmelerinin de daha aktif olması gerektiğini belirtti.